Hükümdar

İlk Baskı Yılı: 
Kitap Hakkındaki Düşüncelerim / Yorum: 

Altını Çizdiklerim;

*Bir ülkeye girmek için hükümdarın güçlü bir orduya sahip olması o kadar da önemli değildir.

*Mağdur olan insanlar ise sadece bir azınlık teşkil etmektedir, yoksul bırakıldıkları ve korkutuldukları sürece asla zarar veremezler.

*Çok az zarar verildiğinde insanlar intikam alabilirler, fakat şiddetli bir şekide mağduriyete uğramış olanlarsa buna teşebbüs edemezler.

*Savaşı ertelediğinizde sadece karşı tarafa avantaj sağlamış olursunuz.

*İnsanlar, fenalık umdukları kişiden iyilik gördükleri zaman bu iyiliği yapana karşı daha çok minnet duyarlar.

*İnsan doğası gereği, kendisine yapılan iyilikler için olduğu kadar yaptığı iyilikler için de bağlılık duyar.

*İnsanlar o kadar sağduyudan yoksundurlar ki, başlanğıçta tadı lezzetli olan bir yemeğe başladıklarında onun zehirli olup olmayacağını farkedemezler.

*İnsanoğlu kendisinden korkulan bir kişiden ziyade kendisini sevdiren kişiye zarar vermekten daha az endişe duyar.

*İnsanoğlu genelde ellerinden ziyade gözleriyle yargılar. Çünkü herkes görebilir; ancak az insan hissedebilir. Herkes, göründüğünüz şekilde sizi görür; fakat sadece bir iki kişi gerçekten sizin kim olduğunuzu anlar.

*Sıradan halk daima gördüklerinden ve sonuçlarından hoşlanır.

*İnsanlar geçmişin icraatlarından ziyade yaşadıkları günün icraatlarıyla kazanılırlar.

*Deniz sütliman olduktan sonra bir daha asla fırtınanın gelmeyeceğini sanmak, insanoğlunun ortak basiretsizliğidir.

*Daima tek bir yöntem takip ederek gelişme kaydettiğinden karakteri neyi gerektiriyorsa onu yapan kişi, kendini değişiklik yönünde ikna edemez.

*Talihin kadın gibi olduğunu ve uysal olduğunda onu bastırmak ve sindirmek gerektiği için fevri hareket etmenin, düşünceli davranmaktan daha iyi olduğu kanaatini destekliyorum.