Aşırılıktan Kurtulmak

Yazar: 
İlk Baskı Yılı: 
Kategori: 
Kitap Hakkındaki Düşüncelerim / Yorum: 

Altını Çizdiklerim;

*Mutluluk her zaman sadece bir yer değişikliği ya da bir kaçıştır, en azından sürekli olarak bunaltıcı “buradan” gelecek vaat eden “oraya” kaçanlar için. Ancak belki de bu modern özneler yalnızca kendi iç bunalımlarından kaçmaktadırlar.

*“Şimdi al, sonra öde” ilkesi, zamansal türden engellerin aşılmasına bir örnektir.

*Satın alma seçeneklerinin çeşitliliği pratikte patlarken, gün sadece 24 saatten oluşmaya devam ettiği sürece bu çatışma daha da kötüleşmektedir çünkü tüketim için mevcut olan zaman bile çok kısa hale gelmektedir.

*Çoğu zaman, bir nesne ya da faaliyetin faydalarını optimize etmenin doğru yolu azaltma ya da yönetilebilir/kontrol edilebilir bir ölçüye geri dönmektir.

*Zaman baskısı rejimi altında, bireysel seçeneklerin büyümesi yüzeysellik adı altında korkunç bir bedelle satın alınır, bu da kimseyi mutlu etmez ve bunun yerine tükenmişlik duygusunu körükler.

*Yönetilebilir sayıda seçeneğe odaklanarak yardım sağlanabilir, böylece bu şeylerden gerçekten zevk almak için yeterli zaman ve dikkat mevcut olur. Artan tüketim ve hareketlilik yükünü zarif bir şekilde sırtından atanlar, kendini ifade etme yarışında yollarını kaybetmekten korunmuş olurlar.

*Kendi kaderini belirlemek çok şeye sahip olmaya değil, az şeye ihtiyaç duymaya bağlıdır.

*Daha az şeye ihtiyaç duyanlar saldırılara karşı da daha dirençli olurlar.

*Dünyaya daha fazla şey eklemekten ibaret olan sorun çözümlerine o kadar saplanmış durumdayız ki basit bir gerçeği gözden kaçırıyoruz: İndirgeme ve kendi kendini sınırlayan davranış kalıplarının çekici tarafı sermaye, yenilik ya da siyasi gündem gerektirmemesidir.

*Az şeye ihtiyaç duymak ve mümkün olduğunca çok şeyi kendi çabamızla ya da başkalarıyla birlikte yapabilmek, gücün ve ekonomik bağımsızlığın bir göstergesidir.

*Aydınlamış mutluluk sadece zevk almak değil, temiz bir vicdana sahip olmak anlamına da gelir.