
Altını Çizdiklerim;
*Kur’an’da insanın bedeninin ve zahirinin esas alındığı her yerde özellikle beşer lafzı kullanılmıştır.
*Kur’an’ın geneline bakıldığında insan, yaratılıştan getirdiği olumsuzluklarla mücadele ettikçe Allah katında bir değer kazanmaktadır.
*Kur’an-ı Kerim’de altı çeşit kavl yani söz türü emredilmiştir.
-Kavl-i Ma’ruf; bilinen, tanınan, örfen uygun olan söz şeklinde değerlendirilebilir.
-Kavl-i Beliğ; edebi değeri yüksek söz, konuşma
-Kavl-i Leyyin; yumuşak, kibar, nazik, sakin, vakarlı söz
-Kavl-i Sedid; tam yerinde olma, isabet, konuşmada isabet etme, hakkı kastetme, adaletli söz.
-Kavl-i Kerim; anne babaya, insanın kendisinden ilim ve sanat öğrendiği hocalarına ve ustalarına karşı, hatta üzerinde özel emeği ve hukuku bulunan saygın kişilere de söylenecek söz olarak tarif edilebilir.
-Kavl-i Meysur; isteyeni en güzel şekilde geri çevirmek ya da yumuşaklık ve kolaylıkla söz söylemektir.
*İlimde haset, yani çekememezlik olmaz. Çünkü haset, sınırlı olan şeylerde söz konusudur. Oysa ilim sonsuzdur.
*Yeterli miktarda olan, gafil edecek olan çoktan daha hayırlıdır.
*Akıl kelimesi Kur’an-ı Kerim’de isim olarak hiç geçmemiş, hep kalbin bir faaliyeti olarak fiil şeklinde ifade edilmiştir.
*Kur’an’da akletmek fiili hiç beyne isnad edilmemiş, kalplere nisbet edilmiştir.
*Modern tıpta beyindeki frontal lob denen ve beynin ön kısmından başlayıp arkaya doğru devam eden bölüm, kafatasının dışarıdan alın olarak adlandırılan kısmına denk gelir.
*Frontal Lob, beynimizin ana kumanda merkezidir. Kişiliğimizin yönetildiği yer olmanın yanı sıra problem çözme yetenekleri, hafızanın yönetimi, lisan, karar verme ve itkilerin kontrolü gibi işler de buradan yürütülür.
*Şüphe yok ki alnın, insanda rehberlik ve kontrol mekanizması olarak önemli bir rolü vardır. Bunun için Allah Teala secde etmemizi ve alnımızı yere koymamızı emretmiştir.
*Rahip, Allah’tan çok korktuğu için kendini ibadete veren demektir..
*Haşyet, korkuyla beraber amelini kontrol etmek ve nefsini korumaktır. Saygıyla karışık sevginin yoğurduğu bir korku halidir.
*Kur’an’daki kullanımlara bakıldığı zaman haşyetin mü’minler, havf kelimesinin ise kendileri ve malları hakkında korkuları olan şeytan dostları için kullanıldığı görülür.
*Haşyet bilgiyi gerektirir, havf ise bilgisizlikten kaynaklanır.
*Aşırı dini korku ve kaygıdan dolayı bir hücreye kapanıp kendini ibadete veren hıristiyan keşişlere eski Araplar tarafından “rehbet” kökünden gelen rahib ismi verilmiştir.
*Fıtr, orucu açmak demektir. Ramazanda verilen fıtr sadakası da bu manadadır.
*Bakara süresi 3. ayette geçen ğayb kelimesi, duyuların kapsamına girmeyen ve akıl ile de bilinmeyen şeyleri ifade eder.
mefhum; kavram
mufassal; ayrıntılı
şaki; haydut
teceddüd; yenileşme, yenilik
ülfet; alışma, tanışma, görüşme, dostluk, ahbaplık