
Altını Çizdiklerim;
*Ortaya çıkmakta olan kültür bireylere fırsatları kaçırmamaları yönünde muazzam bir baskı uyguluyor.
*Bütün insanlar bir şeyi iyi yapmanın verdiği tatmini yaşamak ve yaptığı şeye inanmak ister.
*Kurumlar size meşruluk bahşettiğinde statü sahibi olursunuz, İşe yarar olmak da öyle bir şeydir.
*Max Weber toplumsal içerme ve otoriteye itaat sağlamak amacındaki ekonomik kurumların ve sivil toplum kuruluşlarının orduların sosyal yapısını taklit edişine tanıklık etti.
*Modern teknolojinin ürettiği aşırı miktarda enformasyonun alıcılarını pasifleştirme tehdidi daha kapsamlıdır. Aşırı yükleme, ilginin kesilmesine yol açar.
*Yeteneğin sınanması söz konusu olduğunda, bir soruya fazla titiz yaklaşan biri, sınavı geçemeyecektir.
*Gündelik yaşamın rutinleri ve sınırları ötesinde bir şeyler düşlemek insanları özgürleştirebilir.
*ABD’deki okulların bilmeyi çok az, nasıl bileceğini bilmeyi ise fazla vurguladığı, ABD eğitim sistemiyle ilgili olarak çokça dile getirilen bir klişedir.
*Yeteneğe dayalı kariyerler nosyonunun ilk gerçek ilerleme kaydettiği alan askeri örgüt oldu. Bürokratik piramitten sonra, yeteneğe dayalı kariyerlerin iş dünyasına girmesinin yolunu da askeriye gösterdi.
*Tıpkı toprak gibi, Kilise ve ordulardaki görevler de insanlara miras kalıyordu. Yani konumlar birer mülktü.
*Nesneleştirme bu anlama gelir; Kendi içinde anlamlı bir şey yapmak.
*1950’lerde elli beş, altmış yaşında emekli olmak mantıklıydı çünkü ortalama bir erkek işçi genellikle ancak yetmişlerinin başına kadar yaşıyordu.
*İnsanlar kentlere mülksüz tarım mültecileri olarak, makineleşmiş fabrikaların onları geçindireceği umuduyla taşındı.
*Ayrıcalıklı bir çocuk strateji konusunda kafa karışıklığı içinde olmayı kaldırabilir, sıradan bir çocuk bunu yapamaz. Aile geçmişinin ve eğitim ağlarının şans ve fırsatları ayrıcalıklı çocuğa getirmesi muhtemeldir; ayrıcalık, strateji geliştirme gerekliliğini azaltır.
*Bazılarına göre arttırılmış merkezi kontrol ve azaltılmış otoritenin meydan getirdiği bileşim mükemmel sonuç verir.
*Kaygı olabilecek şeylerle, korku ise olacağı belli şeylerle ilgilidir.
*Otomasyon yayıldıkça, sabit insan becerileri alanı daralır.
*Bretton Woods para anlaşması 1970’lerin başında bozulduğunda, muazzam bir yatırım sermayesi fazlası küresel ölçekte salıverildi. Daha önce yerel ya da ulusal girişimlerle sınırlanmış yahut ulusal bankalarda saklanmakta olan servet, artık yerkürede çok daha kolay hareket edebiliyordu. Özellikle Orta Doğu’nun petrol zengini ülkelerinde, Amerikan, Japon ve Alman bankalarında ve Pasifik’te etnik Çinlilerin oluşturduğu ağ içinde bir yatırım açlığı vardı. Bankacılık sektörü bu bollukta başa çıkabilmek için dönüştü. Tacir bankacılık hakikaten uluslar arası hale geldi. Örneğin Londra’da Britanya şirketlerini satın alan Amerikan, Japon ve Alman bankaları, eski ticaret bankası sahiplerinin Britanya’nın imparatorluk zamanında oluşturduğu ağları artık kendine mal etmişti; günümüzde City of London hala bir küresel finans yeri; fakat City artık Britanya kurumu değil.
*Otto von Bismarck’ın Almanya’sında bu askeri model, işletmelere ve sivil toplum kurumlarına uygulanmaya başladı; amaç, en başta, Bismarck’ın kafasında, devrimin önlenmesi ve huzurun tesisiydi. Ne kadar fakir olursa olsun, toplumda yerleşik bir konumu olduğunu bilen bir işçinin ayaklanması ihtimali, toplumdaki konumuna bir anlam veremeyen işçinin ayaklanması ihtimalinden daha azdı. Toplumsal kapitalizm oarak adlandırılabilecek bir şeyin kurucu politikası işte buydu.
*Zamanımızın benzersizliğinin en esaslı kanıtı ise, ulusların ekonomik değerini kaybediyor olması.
*1970’lerde dünya ekonomisi Amerika’nın tahakkümü altındaydı ve 1990’larda, artık tüm yerküredeki insanlar sürece katılmış olsalar da, yeni bir ekonomi türünü doğuran kurumsal değişikliklere önderlik eden yine Amerika Birleşik Devletleri’ydi.
*İstikrarsız, parçalanmış toplumsal koşullarda ancak belli türden bir insan başarıya ulaşabilir. Bu ideal kadın ya da erkeğin başa çıkması gereken üç güçlük vardır. Birincisi zamanla ilgili, İkinci güçlük yetenekle ilgili, Üçüncü güçlük bunun devamı olarak ortaya çıkıyor ve feraatle yani geçmişi geçmişte bırakmakla ilgili.
*İçinde yaşayadıkları kurumlar parçalanırken insanları hangi değerler ve pratikler bir arada tutabilir?
*İş yaşamının talepleri aile yaşamını allak bullak etti. Küresel çağın ikonu göç oldu; yerleşmek değil, hareket etmek.
maquiladora: ABD-Meksika sınırına kurulmuş montaj fabrikalarına verilen isim. ABD’de imal edilmiş parçalar gümrüksüz olarak Meksika tarafına geçirilmekte, bu fabrikalarda ucuz işçilikten faydalanılarak monte edilmekte ve tekrar ABD’ye gönderilmektedir.