Kutsal Ekonomi

İlk Baskı Yılı: 
Kategori: 
Kitap Hakkındaki Düşüncelerim / Yorum: 

Altını Çizdiklerim;

*Öyküler yaşama anlam ve amaç kazandırır, böylece eyleme neden olurlar.

*Yaşamlarımız bize verilir; dolayısıyla en baştaki durumumuz minnettir. Varlığımızın gerçeği budur.

*Bir kentte yol sorduğunuzda pek çok insan zaman ayırıp size yardımcı olmaktan memnuniyet duyar. Bir yabancıya yol tarif etmek kimsenin rasyonel çıkarına uygun değildir; doğuştan gelen cömertliğimizin basit bir ifadesidir bu.

*Herkesi doyurmak, barındırmak ve giydirmek için gerekenden zaten fazlasını üretiyoruz. Sorun yetersiz üretim sorunu değil; kötü dağılım sorunu.

*Bir şeyin ticaret nesnesine dönüşebilmesi için önce kıtsallaştırılması gerekir.

*Toplum ne denli parasallaşırsa, vatandaşları o kadar kaygılı ve telaşlı olur.

*Hayvan için, çocuk için ya da avcı-toplayıcı için zaman temelde sonsuzdur. Günümüzdeyse zamanın parasallaşması geri kalan her şey gibi onu da kıtlığa tabi kıldı. Zaman yaşamdır. Zamanı kıt olarak deneyimlersek, yaşamı da kısa ve yoksul olarak deneyimleriz.

*Bağlantı ve minnet duygumuz güçlendiğinde sahip olma dürtüsü zayıflar ve kendi emek gücümüzün bizim olmadığını, benim yaptığımın bana ait olmadığının farkına varırız.

*Elektronik medyanın yoğun duyusal uyarımları da ruhsal sermayenin tükenmesine neden oluyor.

*Düşünceyi sürdürme, nüansları anlama ve kendimizi başkalarının yerine koyma kapasitemizi yitiriyoruz. Ani duygusal cazibesi olan her basit anlatıya kapılabildiğimizden, yalnızca reklamcılık değil, propaganda, demogoji ve faşism için de kolay hedefleriz.

*Eski günlerde imparatorluğun araçları güç ve zorunlu haraçtı; günümüzdeyse, borç. Borç, ülkeleri ve bireyleri üretkenliklerini paraya adamaya zorlar. Bireyler borçlarını ödeyebilmek için hayallerinden vazgeçip bir işte çalışırlar. Uluslar döviz üretmeyen geçim amaçlı tarımı ve yerel kendine yeterliliği, döviz üreten ihraç amaçlı tarım ürünlerine ve sömürüye dayalı fabrika üretimine dönüştürürler.

*Yüzeyden bakıldığında enflasyon bir tür üstü örtülü, kısmi borç iptalidir, çünkü borçların kredinin verildiği zamana kıyasla değeri daha düşük bir para birimiyle geri ödenmesine izin verir.

*Düşük büyüme ortamında yüksek getirili sermaye yatırımı fırsatlarının kıt olduğu düşünüldüğünde, şirketler nakit paranın üzerinde oturmayı, ya da kendi hisselerini satın alarak fiyatlarını yükseltmeyi tercih edeceklerdir.

*Kendimizi değiştirdiğimizde değerlerimiz ve eylemlerimiz de değişir.

*Büyümeyi, yerküreden giderek daha fazlasını almayı içeren ve talep eden bir para sistemi insanlığın çocukluğu için belki de uygundu. Yükseliş öyküsünün ayrılmaz bir parçasıydı. Günümüzdeyse hızla miadını dolduruyor. Yetişkin sevgisiyle, yaratma ortaklığıyla ve yetişkinlikle birlikte gelen verici durumuna yükselişle uyumlu değil.

*Eti kardeşimin midesinde depoluyorum.

*Arkaik toplumlarda durum böyleydi. Statü cömertlikle kazanılır ve cömertlik de minnet ve yükümlülük yaratırdı.

*İnsanların hiçbir şey üretmeden ya da topluma katkıda bulunmadan yalnızca bir şeye sahip olmalarından ötürü kar etmelerine izin verildiğinde servet kutuplaşması kaçınılmazlaşır.

*Ücretliler çaresiz duruma düştükçe, vergi yükünün emekten mülke yöneltilmesi giderek daha çekici görünecek.

*Yüzlerce yıl boyunca iplik eğirme makinesinden bilgisayara dek işgücü tasarrufu sağlayan araçlar icat ettikten sonra, her fırsatta daha az çalışmaktansa daha çok tüketmeyi yeğledik.

*Hüzünlü bir oyundur bu zenginlik maskaralığı. Getirdiği varsayılan güvence bile aldatıcıdır; yaşamın sıkıntıları zenginlik kalesine sızmanın, içinde yaşayanlara diğer herkesi etkileyen aynı toplumsal kötülüklerin çarpıtılmış biçimleriyle ıstırap vermenin bir yolunu bulur çünkü. Bağımlılık, depresyon ve özbağışıklığın servete saygısı olmaz.

*Birbirlerine ihtiyaç duymayan insanlar arasında bir topluluk oluşması mümkün değildir.

*Gerçekten görülüp duyulmak, gerçekten tanınmak derin bir insanı gereksinimdir.

*Her zaman yakınlık açlığı çektiğimizden, ona en yakın vekillerinde teselli ve destek arıyoruz: televizyon, alışveriş, pornografi, gösterişçi tüketim –acıyı yatıştırmak, bağlantılılığı hissetmek ya da görünüp tanınabileceğimiz, en azından kendimizi görüp tanıyabileceğimiz bir imge yansıtmak için başvurabileceğimiz her şey.

*Daha eski nesne ve yapılara işlemiş cazibe ve canlılıkla karşılaştırıldığında son derece yoksullaşmış bir dünya bizimki. Maddi teknolojideki binlerce yıllık ilerlemeden sonra böylesine çirkin bir dünyada yaşayabilmemiz karşısında hiddete, hayrete kapılıyorum.

*Her halükarda, ruhsuz, yaşamdan yoksun ve yaşamı öldüren maddi bir dünya yarattık. Ne için bütün bunlar? Verim hedefi, emtia üretiminin azamiye çıkarılması yönündeki büyük proje ve bütün bunların altında, yaşama egemen olunması ve kontrol altına alınması için. Güya teknoloji cenneti, kontrollü yaşam olacaktı bu, ama aslında ne olduğunu nihayet görüyoruz. Alışveriş merkezi, robota benzeyen kasiyer, sonu gelmez otoparak, yabani, canlı, düzensiz ve kutsal olanın imhası.

*Paranın gelişiyle servet, daha önceleri mümkün olmayan bir gizliliğe büründü. Toprak, koyun ve sığırdan oluştuğunda kişinin servetini saklamasının ve dolayısıyla servete ilişkin toplumsal beklentilerden yan çizmesinin yolu yoktu. Ama para bodrumda istiflenebilir, yeraltına gömülebilir, sayılardan oluşan banka hesaplarına depolanabilir, gizli tutulabilir, mahremleştirilebilir.

 

filantrop: İnsansever, insanların iyiliği için çalışan (kimse).