
Altını Çizdiklerim;
*Bir konuda herhangi bir yargıya varmamızı engelleyemiyor oluşumuz başlı başına bir irrasyonelliktir.
*Irrasyonel davranmak ve hata yapmak birbirinden farklıdır. Irrasyonel bir eylem, kasıtlı, bilinçli bir eylemdir. Fakat yanlışlık ya da hata bilmeden yapılır.
*İnsanlar hakikatlerden ziyade akıllarına ilk gelen şeyi ya da en tesirli olanı dikkate alırlar.
*Akla ilk gelen bilgiye göre yargıda bulunmak “bulunabilirlik hatası” Availability Error olarak adlandırılır.
*İstatistikler soyut olduklarından ve dikkat çekmediklerinden, insanların çoğu onları görmezden gelir.
*Bireylerin önce algıladığı şeylerden sonrakilere göre daha fazla etkilenmesine “öncelik etkisi”, bu etkiden kaynaklanan hataya ise “öncelik hatası” adı verilir.
*Bir bireye ait çarpıcı derecede iyi bir niteliğin bireyin diğer niteliklerinin olduğundan daha iyi algılanmasına yol açması “hale etkisi” olarak adlandırılır.
*Çok az insan otoritenin isteklerine uyarken ya da inançları doğrultusunde hareket ederken birilerine zarar verdiğini fark edebilir. Görünen o ki itaat alışkanlığı, yaptıklarımızın mahiyetini fark ettirmeyecek kadar içimize işlemiş.
*Eğer biri inancına sıkı sıkıya bağlı ise karşı argümanlar onun inancına daha sıkı bağlanmasından başka bir işe yaramıyor. Bumerang etkisi olarak anılan bu etki, kişilerin inanaçlarına meydan okunduğunda, haklı olduklarına daha fazla ikna olmalarını ifade ediyor.
*İnsanların büyük çoğunluğu hangi adet iyidir, hangisi kötüdür, hangisi yapılmaya değerdir diye düşünmeden sadece uymayı –sosyal uyum- tercih eder.
*Moda eğilimleri genelde hayran olunan gruplar tarafından belirlenirler. Modaya öncülük eden bu gruplar sürekli olarak kendilerini takip eden kalabalıktan farklılaşmak isterler. Ayak takımı öncülere yetiştikçe, öncüler farkı açmak için tarzlarını iyice abartırlar ve diğerleri de bu abartıyı taklit etmeye çalışınca ortaya bir tür yarış çıkar. Modanın bu döngüsüne uymaya çalışmak büyük ölçüde irrasyonel bir davranıştır, zira bir film yıldızı ya da yüksek sosyeteden bir kadın gibi giyinmek, onların diğer niteliklerine sahip olunduğu anlamına gelmez.
*Bütün kanıtlar işçilerin sopa ya da havuçla değil, övgüyle daha çok motive olduklarını göstermektedir.