Küresel Dönüşümler

İlk Baskı Yılı: 
Kategori: 
Kitap Hakkındaki Düşüncelerim / Yorum: 

Altını Çizdiklerim;

*Bugünün uluslar arası düzeni bir yandan toprak temelli siyasi birimlerin çok yoğun, zor, istikrarsız ve çoğunlukla üretkenlikten uzak beraber varoluşuna ve etkileşimine, öte yandan da giderek yersiz yurtsuzlaşan iktisadi ve toplumsal sistemlere dayanıyor.

*Küreselleşme karşıtı koalisyonun ideoloji eksikliğini en iyi örneklendiren 2001 1 Mayısında Londra’daki büyük gösterilerden birinde kortejin en önündeki panarttaki yazıydı: ‘Kapitalizmin yerine daha hoş bir şey koyun’.

*Küreselleşme; insanların hayatlarını kültüre, onun yaratıcılığına, ayrıca fikirlerin ve bilgilerin akışına açık hale getirdi.

*Eğer bugün bir devlet, faiz oranlarını uluslar arası düzeyin altına çekmeye çalışırsa bu, ulusal ekonomide iş yaratan reel yatırımları teşvik etmeyecek fakat devalüasyon yaratarak ve enflasyon oranını arttırarak sermayeyi ülke dışına kaçıracaktır. Daha genelde, tek taraflı olarak sermaye gelirleri üzerindeki vergiyi arttıran veya yatırımları beklenen getiri oranının azaltan her ulusal politika bugün sermayenin kaçışıyla cezalandırılacaktır.

*Dışsal olarak, ulus-devletin “eğemenliği” ülke bazında sınırlandırılmıştır ancak vatandaşları ilgilendiren sorunların birçoğu ulusal sınırları aşan unsurlar tarafından etkilenmektedir.

*ABD bağımsız para politikasını ve sermaye hareketlerinin özgürlüğünü yeğler ve bu nedenle döviz kuru istikrarlılığını feda eder; öte yandan Avrupa Ekonomik ve Parasal Birliği üyeleri sabit döviz kurunu yeğlerler ve bu amaca ulaşmak için ortak bir para birimi yaratmışlardır. Diğer bazı ülkeler, örneğin Çin, makroekonomik bağımsızlığa yüksek bir değer biçer ve sermaye hareketleri üzerinde denetim oluşturmuştur.

*Her ulus, ekonomik politikanın şu üç istenir amacı arasındaki bir ödünlenmeyle karşı karşıya kalır: sabit döviz kurları, makroekonomik politikada ulusal özerklik ve uluslar arası sermaye hareketliliği.

*Geçtiğimiz son elli yılda, çok sayıda yeni yurttaşı hoş karşılayan tek ülke ABD olmuştur.

*Doğrudan yabancı sermaye yatırım akışlarının en büyük bölümü ABD, Batı Avrupa ve Çin’deki yatırımlara akmaktadır. Hammadde ve doğal kaynak sektörleri dışındaki yatırımların sadece çok küçük bir bölümü az gelişmiş ülkelere yatırılmıştır.

*Küresel ekonominin tek tek uluslar düzeyindeki etkisi çok değişkendir ve etkisi konudan konuya değişir; mali sektör, hizmet ve sanayi üretiminden daha çok küreselleşmiştir.

*Küresel piyasalar devletin bir ekonomik birim olarak sona ermesini gerektirmez bununla beraner, ulusal ekonomik egemenliği şiddetli biçimde aşındırmakta ve tüm hükümetlere tutucu mali politikaları ve piyasa-yanlısı ekonomik stratejileri dayatmaktadır.

*George Orwell’ın Hayvan Çiftliği’nin yayınlanmamış önsözünde söylediği gibi, özgür toplumlarda sansür diktatörlüklerde olduğundan çok daha karmaşık ve ayrıntılıdır çünkü “popüler olmayan susturulabilir ve uygunsuz gerçekler resmi bir yasaklamaya ihtiyaç duyulmadan karanlıkta bırakılır.”

*Küresel karşılaşmalar ve etkileşimler, yeni yaratıcı kültürel biçimler ve repertuarlar üretiyor.

*Anında ve hep hazır ve nazır olan iletişim, Kanada’lı filozof Marshall McLuhan’ın 1960’lı yıllarda öne sürdüğü, dünyanın “küresel bir köy” olduğu düşüncesini güçlendiriyor.

*1648’teki Westphalia barışıyla başlayan iktidarın sarsılmaz bir şekilde devlet elinde yoğunlaştığı çağ kapandı, en azından bir süreliğine.

*Sistematik olarak, küresel üretim göreli bir şekilde mekansız olabilir fakat maddi sonuçları bağlamında sağlam bir şekilde sabitlenmiştir.

*Küresel iktisadi rekabet, sektörler aarasında artmaya devam ettikçe, politik mücadele de artacaktır.

*Gelecekte bir zamanda, Asya’da 1 milyar ve Birleşik Devletler’de 250 milyon internet kullanıcısı olacağında, Asya pazarı daha fazla sayıda web sitesi, sermaye, girişimci ve reklamcı için cazip hale gelecek.

*Toplumsal boyutta, Birleşik Devletler diğer herhangi bir ülkeden daha fazla popüler kültür ihraç edebilmekte fakat aynı zamanda bütün ülkelerden daha fazla fikir ve göçmen ithal etmektedir.

*Üç boyutlu coğrafyadan (boylam, enlem, yükseklik) dört boyutlu coğrafyaya (bu üçü artı küresellik)gidiş toplumsal ilişkiler haritasını temelden değiştiriyor.