
Altını Çizdiklerim;
*Yaratıcılık, içinde bulunduğumuz dünyaya bakma yollarından biridir.
*Yaratıcılık için beyninizi otopilottan çıkmaya zorlamanız gerekir. Beyninizi kullanmanız. Yeni şeyleri kabullenecek şekilde eğitmeniz. Yaratıcılık, yeni şeyleri, yeni yollarla yapabilecek kadar cesur olmak demektir.
*Dikkat körlüğü psikolojik dikkatsizliktir. Basitçe ifade edecek olursak, görmeyi beklemediğimiz şeyleri göremeyiz.
*Genelgeçer bilgelik sayesinde bazı saçma inançlar normalleştirilmiş ve doğru kabul edilmeye başlanmıştır.
*Araştırmalar olgular hakkında bilgi veren kişinin, bilginin kendisinden daha etkili olduğunu söylüyor. Buna “haberci etkisi” adı veriliyor.
*Psikologlar bu etkiye “maruz kalma etkisi” adını veriyor. Bu olgu, daha sık gördüğümüz, daha aşina olduğumuz şeylere daha fazla güvendiğimiz anlamına geliyor.
*Felsefeci Bertrand Russell şöyler der: “Dünyanın temel sorunu aptallar ve fanatikler kendilerinden gayet eminken, akıllı insanların kuşkuyla dolu olmasıdır.
*Altı temel insani duygudan ( mutluluk, üzüntü, şaşkınlık, korku, kızgınlık, tiksinme) sadece bir tanesi pozitiftir. Bu bile evrim sürecinde negatif bir dünyayla baş etmek üzere gelişmiş olduğumuzu gösterir.
*Sizin de başınıza geldi mi? Tatile çıktıtğınızda stresli bir yolculuğun ardından istediğiniz tek şey aşina olduğunuz bir şeyler yemek olur. Omlet. Sevdiğiniz peynir. Bir bardak çay. Bunun nedeni, aşırı uyarılmış halde olduğunuz o anda yeni bir yemek deneyiminin yaratacağı ekstra uyarılmanın size çok fazla gelecek olmasıdır. Bir ayrılığın ardından sürekli aynı şarkıları dinlemek istememizin nedeni budur. Zaten bir yığın şeyle uğraştığımız o sırada bir de yeni bir müzikle baş etmek bize fazla gelir.
*Size maruz kalma tepki önleme terapisini denemeyi öneriyoruz. Bu terapinin amacı, hayatınıza planlı riskler katarak korku toleransınızı artırmaktır.
*Psikolog Jerome Kagan 1972 yılında davranışlarımızdakş en belirleyici etkenin belirsizliği ortadan kaldırmak olduğunu söylemişti.
*Aydınlanma Çağı sırasında ( 18. yüzyıl civarları ) kibar normlar ve davranışların benimsenmesi üst sınıfın asaletinin simgesi haline geldi.
*Yaratıcılık bencil değil, özgecildir.
*Araştırmalar, yoğun zaman baskısı altında yaratıcı düşünce becerinizin yüzde 45 gibi korkutucu bir düzeyde azaldığını belirlemiştir.
*Siz farkında olmasanız da dünya sizi her an hızlanmaya zorluyor. Anlık hazları ödüllendiriyor, olağanüsttü iş etiğini teşvik ediyor, her alanda doymak bilmez bilgi edinme iştahını övüyor. Ve bütün bunlar yaratıcı özünüze zarar veriyor.
*Her başarısızlık nereye gitmemeniz gerektiğini gösterecek.
*Özgüveni düşük birinin mükemmeliyetçi olması,aralarında anoreksi, depresyon ve obsesif-kompulsif bozukluğunda bulunduğu ciddi psikolojik problemlere davetiye çıkarır.