Çıplak Ekonomi

İlk Baskı Yılı: 
Kategori: 
Kitap Hakkındaki Düşüncelerim / Yorum: 

Altını Çizdiklerim;

*İnsanları verimli kılan beşeri sermaye, hayat standartlarımızı belirleyen ise verimliliktir.

*İş hayatında ya da sporda rakibinizin şanssızlığı sizin galibiyetinize neden olur. Küresel düzeyde ise tam tersi geçerlidir. Diğer güçlü ekonomiler durgunluğa girerse bizim mal ve hizmetlerimizi almayı keserler.

*Hayatın gerçek maliyeti dolar ya da sentle değil yaşamak için çalışmak zorunda olduğumuz saat ve dakikalarla ölçülür.

*Manşetler ekonominin belirli bir yılda yüzde 2.3 büyüdüğünü söylüyorsa, GSYH’nin büyüdüğünden bahsediyoruz demektir. Basit bir dille söylersek, biz ülke olarak geçen yıla göre yüzde 2.3 daha fazla mal ve hizmet üretiyoruz anlamına gelir.

*On beşinci yüzyılın başlarını göz önüne alın; Çin, teknolojik olarak batıdan daha ilerideydi. Çin bilim, çiftçilik, mühendislik hatta veterinerlik alanında üstün bilgiye sahipti. Çinliler M.Ö. 200 yılında Avrupalılardan on beş yüzyıl kadar önce demir dökmeyi biliyorlardı. Yine de Sanayi Devrimi Avrupa’da olurken Çin medeniyeti zayıf düştü. Neden? Tarihsel bir yoruma göre, Çinli üst sınıflar ilerlemeden ziyade istikrara önem veriyordu da ondan. Sonuç olarak, liderler Sanayi Devrim’ni mümkün kılan zorlu toplumsal değişimleri engellemişlerdi. On beşinci yüzyılda, Çinli yöneticiler uzun deniz seyahati gerektiren ticari girişimleri yasaklayarak ticaretin yanı sıra bunun getirdiği ekonomik gelişmeler, keşifler ve toplumsal değişimleri de dizginlemişlerdi.

*Ekonomistler tahtaya süslü denklemler yazarken faiz oranının sembolü i (interest)değil r’dir. Neden? Çünkü faiz oranı sermaye üzerindeki kira bedeli (rent) olan r’dir de ondan.

*Aldığım fayda arabamı ne kadar sevip sevmediğime bağlıdır, komşumun Jaguar kullanıp kullanmadığına değil.

*Ne kadar verimli olursak, o kadar zengin oluruz. Sebebi de basittir: Bir gün daima 24 saat olacaktır; bu 24 saatte ne kadar çok üretirsek, o kadar çok tüketiriz. Verimlilik kısmen doğal kaynaklar tarafından belirlenir-Kansas’ta buğday yetiştirmek Vermont’a göre daha kolaydır-ama modern ekonomide verimlilik daha çok teknoloji, uzmanlaşma ve becerilerden etkilenir ki bunların hepsi beşeri sermayenin birer işlevidirler.

*Bir ülkenin beşeri sermaye düzeyiyle ekonomik açıdan iyi durumda olması arasında çarpıcı bir bağlantı vardır. Aynı zamanda, doğal kaynaklarla hayat standartları arasında çarpıcı bir şekilde bir bağlantı eksikliği vardır. Doğal kaynaklar bakımından nispeten yoksul olmalarına rağmen Japonya ve İsviçre gibi ülkeler dünyanın en zenginleri arasında yer almaktadır. Nijerya gibi ülkeler ise tam tersidir; muazzam petrol zenginliğinin ulusun hayat standardına etkisi çok azdır. Bazı durumlarda, Afrika’nın maden zenginliği kanlı iç savaşı durduramamakta, aksine finanse etmektedir. Ortadoğu’da Suudi Arabistan petrolün çoğuna sahipken, kayda değer hiçbir doğal kaynağı olmayan İsrail kişi başına düşen en yüksek gelire sahiptir.

*Teknoloji kısa vadede işçileri yerinden eder ama uzun vadede kitlesel işsizliğe neden olmaz. Bunun yerine, daha fazla zenginleşiriz ve bu da ekonominin bir başka yerinde yeni işler için talep yaratır.

*Piyasa ekonomisinin diğer yönlerinde olduğu gibi, bazı yeteneklerin fiyatının onun toplumsal değeriyle değil kısıtlılığıyla doğrudan bir ilişkisi vardır.

*Sahip olmaya değer her şeyin sınırlı bir arzı vardır.

*Piyasa, ihtiyacımız olan unsurları değil, satın almak istediklerimizi üretir.