
Altını Çizdiklerim;
*Ekonomik büyüme hedefinin yerine duygusal doyumun geçtiği bir toplumsal dünya, bugünkünden çok farklı olacaktır.
*Birçok geleneksel kültür ve uygarlık erotik duyarlık sanatları yaratmıştır. Ama yalnızca modern Batı toplumu bir cinsellik bilimi geliştirmiştir.
*Viktorya çağı babasının katılığı dillere destandır. Yine de bazı yönlerden, ev ortamındaki babaerkil iktidar 19. yüzyılın ikinci yarısında azalmaya yüz tuttu. Mary Ryan’ın söylediği gibi, evin merkezi “babanın otoritesinden annenin sevgisine” kaydı.
*Romantik romanların ve hikayelerin hırsla tüketilmesi bir anlamda edilgenliğin kanıtıydı. Birey kendisinden gündelik dünyada esirgeneni hayal dünyasında arıyordu.
*Kadının sergilediği cinsel zevk bir bedeli de beraberinde getirir çünkü böylesi bir taşkınlık sergileyebilen yaratık, yerine getirilmesi gereken talepler de dayatabilir insana.
*Freud’un sözcükleriyle, “Kadının ihtiyacı sevme yönünde değil de sevilme yönünde olduğundan, bu şartı yerine getiren erkek onun tercih ettiği kişi olur.” Kadınlar sadece hayran olunmaya değil, kendilerine takdir edildiklerinin ve değer verildiklerinin söylenmesine de ihtiyaç duyarlar.
*Eğer ötekine psikolojik olarak “açılma” karşılıklı ve makul ölçüde dengeli değilse, bir birey kendi ihtiyaçlarını diğerini dikkate almadan tanımlayıp ondan da bunlara ayak uydurmasını bekleyebilir.
*Güvende her zaman belirli bir izin olmalıdır. Birisine güvenmek, onu gözaltında tutmaktan veya etkinliklerini belirli bir kalıba uymaya zorlamaktan vazgeçmek anlamına gelir.
*Barlarda hiç kimse annesiyle tanıştırabileceği birini aramıyor.
*Bugün erkeklerin kadınlara karşı öfkesi önemli ölçüde kadının evde, işyerinde ve diğer yerlerde kendini ortaya koyuyor olmasına karşı bir tepkidir. Kadınlar da erkeklere, kendileri için talep ettikleri maddi imtiyazları onlardan esirgemeleri yüzünden kızgınlar. Kadınlar için ekonomik yoksulluk, erkekler için duygusal yoksulluk.
*Cinsellik haz üretir; ve haz veya en azından haz vaadi kapitalist toplumda ürünlerin pazarlanması için bir kaldıraç sunar.
*Modern toplumlarda güncel görünüm, davranış ve giyinme normları “kadınsı” gözükmeyi reddeden kadınları sürekli rahatsız ediyor.
*Çoğu duygusal eğilimler tutku olabilir ama modern toplumda tutku cinsel alanla sınırlandırılmıştır ve orada da giderek daha az ifade edilmektedir.
*Modern toplumsal hayatta bize güvenlik sağlayan rutinleşmiş ortamlarda tutkuya yer yoktur.
Viktorya çağı; II. Elizabeth'ten sonra Britanya tarihinde en uzun hüküm süren kişi olan Kraliçe Victoria'nın 64 yıllık iktidarı, 19. yüzyılın büyük değişimlerine tanıklık etmiştir. Victoria Dönemi, Kraliçe Victoria'nın 20 Haziran 1837 ile 22 Ocak 1901'deki ölümüne dek sürecek saltanatını içeren dönemdir.