Kur’an Yeminlerindeki Mesajlar

Yazar: 
İlk Baskı Yılı: 
Kategori: 
Kitap Hakkındaki Düşüncelerim / Yorum: 

Altını Çizdiklerim;

*Ya-sin ifadesinin Peygamberimizin isimlerinden biri olduğu da söylenmiş, “ey insan” anlamına geldiği de zikredilmiştir.

*Basiret, ruh ve akıl iş birliğiyle, baş ve kalp gözüyle birlikte görüp kavramak demektir.

*Feraset, insanın hayat tecrübesiyle ve bilgi birikimleriyle elde edilen yahut da Allah vergisi olarak kullara sunulan bakış açısıdır.

*Asr, genel olarak zaman, ortalama bir insan ömrü, saadet çağı, ikindi vakti, vaktin namazı yahut da insanlığın bir günlük ömrünün son dilimidir.

*İslam, iyiliği kendinde kalan pasif iyilerin değil; iyiliğini başkalarına taşıyan aktif iyilerin yetişmesini ister.

*Beled süresi 3. ayetinde geçen “Kebed;” sağlamlık, muhkem yaratılış ve güçlülük demektir, ayakları üstünde dik durabilmektir.

*Başka bir görüşe göre tin, Şam’da bir dağın adı. Hz. İsa peygamber’in durağı ve sığınağı. Zeytin ise, Beyt-i Mukaddes’te bir dağ. Hz. İsa başta olmak üzere pek çok peygamberin durağı ve yurdu olan kutsal bir dağ. Sina Dağı ise, Hz. Musa’nın ilk olarak vahye muhatap olduğu mübarek dağ. Emin belde Mekke ise peygamberler atası Hz. İbrahim ve Hz. İsmal’in durağı, son peygamber keremli elçi Hz. Muhammed’in yurdudur. Buna göre Tin suresi ilk ayetlerinde mana şöyle olur: “ İsa Peygamber’in yurduna andolsun. Musa Peygamberin yurduna andolsun. Ve son Peygamber Hz. Muhammed’in yurduna andolsun.

*Zaten korkutarak uyarma anlamına gelen “nezir” hem Yüce Rabbimizin hem Peygamberimizin ve hem de Kur’an’ın sıfatlarındandır.

*İnsanın iradesi dışında sahip olduğu şeyler tek başına övgü yahut yergi sebebi değildir. Ama insanın iradesiyle işlediği ameller övgü ve yergi, ödül ve ceza sebebidir.

*Kavl-i muhtelif ise Kur’an, hayat, ahiret hakkında farklı iddialarda bulunanların söyledikleri sözler demektir.

*Yaratan olarak kabul ettikleri Yüce Allah’ı yöneten olarak kabul etmiyorlardı.

*Kenüd, kefür gibi nankörlükte ileri olan ve sürekli nankörlük yapan demektir. Aynı zamanda Kenüd, hakkı ve hayrı engelleyen, nimeti unutan, külfette sızlanıp duran kimse anlamlarına gelmektedir.

*Nefs-i levvame, sürekli kendini sigaya çeken, kendini eleştiren ve yaptığı hatalardan vazgeçip pişmanlık duyan ve kendini daha iyiye yönlendiren nefis.

*Peygamberimiz de “ Allah’ım! Nefsimin şerrinden sana sığınırım.” diye dua ederek nefsin kötülüklerinden Allah’a sığınmıştır.

*İblis, hiçbir zaman Yüce Allah’ı inkar etmemiştir. Secde sınavını kaybedip huzurdan kovulduğunda bile her şeyin O’nda biteceğini çok iyi bildiğinden Rabbim diyerek O’na yalvarmış ve O’ndan kendisine fırsat vermesini istemiştir.

*Yemin hem Arap dilinde hem de Arap kültüründe yaygın olan ve sıkça kendisine başvurulan bir tekit, dikkat çekme metodu idi.

*Her ne kadar Rabbimiz, kendi zatına yemin ettiği gibi yarattığı diğer varlıklarada yemin ederek onların önemine dikkat çekmişse de Peygamberimiz yalnızca Allah adına yemin etmiştir. O, bu konuda “Kim yemin edecekse Allah adına yemin etsin yahut sussun.” buyurarak ümmetini de uyarmıştır.