
Altını Çizdiklerim;
*Bir girişimin getirisi genellikle, tahmin edilenle ters orantılıdır.
*Zaten bildiğiniz bir şey size fazla acı veremez.
*Kararların belirsizlik içerisinde verildiği gerçek durumlarla karşılaşmamış olan sınıftaki insanlar, neyin önemli olup neyin olmadığını fark etmezler.
*Küreselleşme, Birleşik Devletler’e bir şeyin yaratıcı yönlerinde, konseptlerde fikirlerin üretiminde, yani ürünlerin ölçeklenebilir kısmında uzmanlaşma ve gitgide artan oranlarda işleri ihraç ederek daha az ölçeklenebilir unsunlarını ayırıp yevmiyeyle çalışmaktan memnun olanlara devretme imkanı tanımıştır.
*Bir ayakkabının tasarımı, imalatından çok daha fazla para kazandırır. Nike, Dell ve Boeing, yalnızca düşünerek, organize ederek, teknik bilgi ve fikirlerini yatırıma dönüştürerek kazanç elde ederken, gelişmekte olan ülkelerdeki taşeron firmalar ağır işi yapar; kültürlü ve matematikçi ülkelerdeki mühendisler ise yaratıcılık gerektirmeyen sıkıcı teknik işlerle uğraşırlar.
*Servetimiz artarken parayı ciddiye almaya başladığımızda hepimiz cimrileşip hesapçı oluyoruz.
*1960’larda doktorlar kopyalanabilir bir şeymişcesine anne sütünü ilkel bir besin olarak görüp küçümseme eğilimi gösterirlerdi. Burada da basit bir karıştırma söz konusudur: Anne sütünün faydasına dair delillerin olmaması ve faydasının olmadığının delilleri. Bu naif çıkarsamanın bedelini birçok insan ödedi: bebekken emzirilmemiş olanlar, ileride bir dizi sağlık sorunuyla karşılaşma riskine daha çok maruz kalıyordu; üstelik belirli kanser tiplerine yakalanma olasılıkları daha yüksekti; anne sütünde hala saptayamadığımız bazı gerekli besinler olmalıydı. Göz ardı edilen bir başka şey de emzirmenin anneye sağladığı, göğüs kanseri riskini azaltmak gibi çok önemli faydalardı.
*Çoğu toplumda yaşlılara gösterilen saygı, kısa vadeli belleğimizin bir tür telafisi olabilir. Senato sözcüğü “yaşlı” anlamına gelen Latince senatus’tan gelir; şeyh Arapçada hem “yaşlı”, hem de, “hükmeden seçkinler” anlamına gelir.
*Tabiat Ana bizleri güzel, küçük fakat sık tekrarlanan ödüllerin düzenli akışıyla tatmin olmaya yöneltmiştir. Belirttiğim gibi, ödüllerin büyük olması şart değildir, sık olması yeterlidir-biraz şimdi, biraz sonra. Düşünün ki binlerce yıldır en temel tatminimizi su ve yemek ( bir de daha mahrem olan bir başka şey) oluşturmaktadır. Tüm bunlara düzenli bir şekilde ihtiyaç duysak da çabucak doyuma erişiriz. Mutsuzluklarımız içinse aynı özelliğin tersi geçerlidir. Acılarımızın tümünü kısa bir döneme toplamak, uzun vadeye yaymaktan çok daha iyidir.
*“Pek çok şey için başkalarına ihtiyaç duyarız.” sözü beylik bir laf olabilir ama, başkalarına sandığımızdan daha çok, özellikle de itibar ve saygı için ihtiyaç duyarız. Tarihte çağdaşlarının bu tür onaylaması olmadan sıra dışı bir başarı kazanmış çok az insana rastlarız; ne var ki çağdaşımızı seçme özgürlüğüne de sahib değiliz dir.
*Çinlilerin su işkencesi gibi küçük çaplı zararlara maruz kalmanın nörobiyolojik etkisiyle biriken fiziksel bir yorgunluk içindeydi.
*Onun hayatını zehirleyen, yüksek düzeyde enformasyona maruz kalmasıydı.
*Ölçeklenebilir bir mesleğin iyi bir fikir olmadığını söylemiştim. Bu tür meslekler çok az sayıda kazanana şans tanır ve alabildiğine büyük bir mezarlık yaratırlar. Yoksulluk çeken aktörlerin havuzu, yaklaşık aynı geliri kazandıklarını varsaysanız da yoksul muhasebecilerinkinden büyüktür.
*Kurtarılmış bir hayat istatistiktir; zarar görmüş bir insanınki ise bir hikaye. İstatistikler görülmez; oysa hikayeler ön plandadır.
*İnsanlara yargıda bulunmamayı öğretemeyiz; yargılar nesneleri görme biçimimize işlemiş durumdadur. Yalnızca bir “ağaç” görmem, güzel ya da çirkin bir ağaç görürüm.
*Kapitalizm, başka şeylerin yanı sıra, şansa fırst tanıması nedeniyle dünyanın yeniden canlanma aracıdır.
*İlgi ve merakları rafa kaldırılmış, klişe konulara odaklanmış insanlarla vakit geçirmek bunaltıcıdır.
*Çoğunlukla şirket büyüme ve birleşmelerinin ardında ölçek ekonomisi-şirketlerin büyüdüklerinde para tasarruf ettikleri, dolayısıyla daha verimli oldukları-kavramı bulunur.
*Hiçbir şey çökmesine izin verilemeyecek kadar büyümemelidir. Ekonomik yaşamda evrim, azami miktarda gizli risk taşıyanların en çok büyümelerine yardım eder.