
*Modern insanın karakteri sadece ekonomik piyasa tarafından belirlenmektedir.
*Ekonomik çarkın iyi işleyebilmesi için, kendilerini özgür ve bağımsız hisseden ve hiçbir otoritenin, prensibin ve ideolojinin etkisi altında kalmadığına inanan, ama bütün bunlara rağmen emirleri uygulamaya, kendilerinden beklenileni yapmaya hazır olan ve toplumsal mekanizmaya sorunsuzca uyum sağlayabilen insanlar gerekmektedir.
*Batılı toplumun özü, tarih boyunca hep maddeci olmuştur. Tasarrufun bir erdem sayıldığı 19. yüzyılın aksine, 20. yüzyılın ana meziyeti tüketimdir.
*İnsan, kapitalist sistemin üretim şekli nedeniyle korkak ve yabancılaşmış bir hale gelmektedir. Çünkü bu sistem, bireyin onların karşısında kendini aciz ve çaresiz hissettiği, giderek büyüyen ekonomik ve bürokratik devler yaratmaktadır.
*Bugün herkes kendi kendini sömürmektedir. Çünkü herkes kendini, kendisiyle ilgisi olmayan nedenler uğruna kullanmaktadır.
*“Toplumun, büyük gruplar içerisinde beraberce çalışan, hep daha fazlasını tüketmek isteyen, standart, çabuk etkilenen ve önceden belirlenmiş zevklere sahip olan insanlara ihtiyacı vardır.”
*20. yüzyılın sorunu: “İnsan öldü” şeklinde ifade edilebilir. 19. yüzyılda insan dışı olmak, “zalimlik” anlamına geliyordu. 20. yüzyılda ise, “insan ilişkilerinde kopukluk ve kendinden uzaklaşma” demek oluyor. Geçmişteki tehlike, insanların köleleşmesiydi. Gelecekte bizi bekleyen tehlike ise, insanların bir robot haline gelecek olmalarıdır.